25 Ekim 2005

can dostlar

Yıllar önce daha yeni yeni içiciler sınıfının eşiğinden adım attığımız sıralar ki biz o zaman ikinci bardağın dibini henüz görmeye başlamamışız, Ankarada arkadaşlar sakarya denen caddeye aldılar götürdüler. Bir dalış yaptık sazlı sözlü bir bara CAN DOSTLAR. Duvarlarında Denizler, Mahirler,Çirkin Kral resimleri olan hoş(o zamanlar için konuşuyorum çünkü şimdi ne haldedir bilmiyorum. Hala duruyor ama ortam nasıldır o zamandan beri daha gitmediğim için bilemiyorum.) Neyse konu zaten ortam değil o yerin isminin kesinlikle ne hoş ne güzel bir isim olduğu(orada içmiyor olsakta). İnsanın her daim güvenebileceği birilerinin olması kadar güzel bir şey varmı. aşkın,filiz,ümit,şule,reyhan,ferdi,cucu iyiki varsınız.

21 Ekim 2005

uzun bir ayrılıktan sonra

Hayat o kadar hızlı akıyor ki; ben yetişiyorum diyebilenin olacağını sanmıyorum. Bu akıntı içinde bir dal bulup tutunamayanlar farklı farklı noktalara sürükleniyor. Veya tutunduğu dalları kopan insanlar ise diğer bir dalı yakalayana dek sürüklenmeye devam ediyorlar, bende olduğu gibi. İş değiştirmem ve yeni bir iş başlangıcı ve bu iş için gerekli uzun bir eğitim süreci, yazmaktan uzak koydu. Neyse yeni bir soluk yeni bir tutunma savaşı; yine dal kırılana dek. Neyse tekrar merhaba deme zamanı. MERHABA DOSTLAR...

13 Eylül 2005

mazimizdi

Hayata atılmanın eşiğinde duruyorduk, bir kıyı şehrinin heybetli görüntüsüne sırtımızı yaslamış öylece ufukta idi gözümüz. Ve ne heybetliydi duruşumuz.

10 Eylül 2005

haftanın şiiri

KARARTMA


Kapılar tutulmuş neylersin
Neylersin içerde kalmışız
Yollar kesilmiş
Şehir yenilmiş neylersin
Açlıktır başlamış
Elde silah kalmamış neylersin
Neylersin karanlık bastırmış
Sevişmezsin de neylersin.

Paul ELUARD

07 Eylül 2005

kuruya yeşilaycı

Bunalım günlerin dışavurumuydu; alkole sarılışımızın, sigaraya kanki edildiği günler. Ve her bunalımın dışavurumuydu her ortamda gördüğümüz bu kardeşlik. Hoş ben bu ortamların en tuhafı olan tek kişi idim. Kardeşliği bozan tek aykırı tip. Alkole olan ilgiyi sigaraya hiç göstermedim. Tadını bilmem ama ya ağızda yada cepte hep yanımızda idi ama ben hiç kur yapmadım ona. Belki de beni elde edemediğindendir; her gördüğü yerde sulanması. Şimdi nereden esti bu filtreli muhabbet derseniz. Sigara içen bir arkadaşımın sigara dumanına akrobasi öğretme çabalarını görünce, başka bir arkadaşın bunalım günlerde yazdığı iki satır geldi aklıma. O hesaptan döküldü bunca yarı yeşilaycılığım.
'Sigaramın dumanına gözlerin yansıdı
Ve ben sabaha dek seni seyrettim'

06 Eylül 2005

havasına suyuna

Ben de can sıkıntısı tavan yapmış, parametreler son ayların en üst seviyesinde. Top 10 listesi olsa 10 hafta zirvenin tartışmasız tek lideri olacak kadar iddalı bir sıkıntı topu içimde dolanıyor. Kaçsan kaçamazsın, saklanmanın kurtuluşa faydası yok. Çünkü nereye giderseniz gidin yanınızda; şöyle kafatasınızın içinde yada göğüs kafesinizin içinde taşıyorsunuz. Sinirlensemde kussamda bitmeyecek gibi hala duruyor içimde. Sebebini bilmiyorum. Hiç kurtulamayacakmışım gibi hissetsemde, içimde bir yerlerde kırıntısal olarak iyi günleri bekleyen, bir bebek gibi yavaş yavaş büyüyen yaşama sevinci var. İyi günlerin geleceğine ve iç dünyamdaki fırtınaların durulacağına inanabilirim. Ve inanıyorumda. AMMA bu memlekette yediği ekmeğe, yaşadığı bu güzelim toprağa layık olmayan, kendini bilmez bir yığın 'O çocuğu' var ve bu şerefsizler yüzünden vatanını seven bir yığın solan çiçek var. ŞERREFSİZ PÇler. (anneleri gözü yaşlı koyan bombalı saldırganlara)

03 Eylül 2005

haftanın şiiri

kahvaltıda sen vardın

Kaç sabahın
Henüz yapılmamış kahvaltısıydı,
Demini almamış çay tadında
Oturup gözlerimizi içtiğimiz.
Ve geceden sabaha artan
Kaç sevişmenin son öpüşüydü,
Bir parmak bal niyetine
Dudaklarımıza çaldığımız
En masum gülümsemendi.
Dudaklarının boyasız hali
Gözlerindi
Tek sofraydı hayatımda
Doydum, benden bu kadar
Deyipte kalkamadığım.

Müjdat TÖS

01 Eylül 2005

bilelim öğrenelim

Belki yazacaklarım reklama girecek ama arkadaşlarımı da bilgilendirmek zorundayım. Dünyada bir çok firmanın yan üretimleri(fason üretim)olduğunu biliyorduk. Otomotiv sektöründe olsun, giyim sektöründe kimler hangi markaların ikincil üretimidir, biliyoruz. Geçen gün Fotokopi makinelerinin de bu furyada yer alan bir kaç ismini duydum. Makine alacak yada almak isteyen tanıdığı olan arkadaşları uyarayım dedim. Rex-Rotary, Lanier, nashuatec, infotec, Gestetner markalarının ana üreticisi RICOH firması imiş. Bilgilerinize.

29 Ağustos 2005

30 Ağustos

Bence 30 Ağustos okul zamanına denk gelmediği için en yavan kutlandığını düşündüğüm bayramdır. En coşkulu kutlanılması gerektiğini düşünüyorum, diğerlerinden daha sade değil. Olaya bu açıdan bakar isek demekki bu ülkede bayramları öğrenciler kutluyor. 15 milyon öğrencinin tatil dolaysı ile olayda parmağı olmayınca coşku olmuyor demek. Memlektimin geri kalan 60 milyonu seyretmeye alışmış. Sitemim kime? Hiç. Bayrak bile asmaktan aciz olanlar varken bu ülkede. Zafer Bayramımız Kutlu Olsun.

26 Ağustos 2005

atış serbest tabi (tabii)

Asparagas haberler okuruz; gerçekliğini her satırda sorgulayarak. Ve bir dip not halinde haberin yalan yada şaka olduğu belirtilmediği sürece hep aklımızda soru işareti ile uyumlu bir şekilde gezip duran haberleri. Bende eş'e dosta anlatırım tüm hollywood güzelleri ile nasıl düşüp kalktığımı. Julıa'sından Katherine Zeta'sına, Meg'den Sandra'sına hepsi ile lise yıllarında (Oklahama College) neler yaptıklarımızdan bahsederim. Ama bunu mtlda gibi sanal aleme taşıyacak kadarda işi büyütmedik hiçbir zaman (zaten böyle bir şey yaptığım an ne söylerim, nasıl açıklarım yaptıklarımı o güzellerime). Ama hatun öylemi? Değil tabiki. Megalomanlıkta sınır tanımıyan bana bile OHA dedirtti. Bu güzel kızın kalbi ile Mark WEBER( BMW Wıllıams F1)'in kalbi hep bir atarmış.

24 Ağustos 2005

limk diye bi site

Bizim bu blog kardeşlerimizin takıldığı bir site var idi ben siteyi duyduğumda site yenilenmekte olduğu için nedir ne değildir bakamamıştım. Site yapılanmasını geçtiğimiz günlerde tamamladı. içeriği çok hoş kendi tabirleri ile 'cillop gibin' internette saatlerce tarayarak bulabileceğinizz bir çok ilginç başlığa çok kolay ulaşabiliyor ve yorumlar yapıp yorumlanabiliyorsunuz. LİMK Ziyaret edilmesi milli eğitim bakanlığınca da uygun görülmüş bir site. Benden söylemesi

22 Ağustos 2005

haftanın şiiri

Gurbet

Gurbet o kadar acı
Ki, ne varsa içimde,
Hepsi bana yabancı,
Hepsi başka biçimde.
Eriyorum git gide,
Elveda her ümide!
Gurbet benligimi de
Bitirdi bir içimde.
Ne arzum ne emelim...
Yaralanmiş bir el'im...
Ben gurbette degilim,
Gurbet benim içimde

Kemalettin Kamu

20 Ağustos 2005

arkası yarın 5

Balkondan ışıklar içindeki şehre bakmaya başladı. 'Evlerin ışıkları bir bir yanarken bendeki karanlığı gel de bana sor' diye düşündü. Birden aşağıda yolda sigara içen ve hızlı adımlarla uzaklaşan bir gölge gördü. Sanki o sigaranın kokusunu genzinde hissetmişti. Anlamıştartık burada yalnız kalamayacaktı. İçeri girdi telsiz telefonunu eline aldı aklında tutabildiği nadir numaralardan birini tuşlayıverdi. Nedense bu numarayı çevirdiği her seferinde sesi hep ağlamaklı idi. Aynı şey telefonu karşı taraftan açan kişi içinde geçerli idi. 'Hep ağladığımız zamanlarda birbirimizi arıyoruz' diye düşünmeden yapamadı. ahizenin karşısından yanıt gelmişti. Alo...

19 Ağustos 2005

protestomdur blog kardeşime

Baba adam bütün gece çalışıyor, sanal alemi geziyor. Hani güzel bir videodur. Yada oyundur bulup siteme koyayım. Ziyaret edenler sevinsin, oynasın, gülsün namına günümüzün sevi insanlığını yapıyor. Eyvallah hepsi güzel videokomikler iyi ama oyunları buluyor iki üç takılıyor. Zevkli bir şey ise koyuyor siteye fakat bakmıyor kardeşim bu oyunun sonu var mı? İkinci etaba geçiyor mu? Alo JAWS sözüm sanadır. Savunma kendini yetenek ayağına alooo...

18 Ağustos 2005

şeytan ayrıntıda gizlidir

Hani hızla birini aramak isterken telefon ekranınızın sizin tuşları yönlendirmenizden daha aheste hareket ettiği anlarınız oldu mu? Bana ara sıra oluyor (sakın aklına bile getirme telefonum bozuk değil). Dün de öyle oldu ve belki hayatta bir daha arayabileceğimi düşünmediğim birisini yanlışlıkla aradım. İşte makinenin o ahesteliğine sebep ayrıntıda gizlenendir. İnsanı coşmaya teşvik ediyor.